26 Haziran 2015 Cuma

Canınız sağ; içiniz rahat olsun.

Onlarla aramızdaki en büyük farktı belki de... Biz kabullenirdik; onlar hep daha fazlasını isterlerdi... Sizi sevmek için çok nedenleri vardı ancak tanıdıkları gibi kalmanızı asla istemezlerdi... Hiçbir kadın olabildiği kadar kendisi olamadı ilişkilerinde tamda bu yüzden. Hep vazgeçilmesi istendi kimi şeylerden; iyi ya da kötü ayrımı yoktu; vazgeçmeliydi. Seviyorsa bunu yapabilirdi. İnsan çok sevdiği birşeyden, çok sevdiği başka birşey için vazgeçebilirdi. Alışkanlıklarını unutabilirdi... Özümüz gibi kalabilseydik belki de bu kadar ağlamazdık. Önümüzde iki seçenek vardı; ya vazgeçecektik ya da vazgeçemediklerimiz için vazgeçilen olacaktık... Ben vazgeçemedim ama hep vazgeçildim; es geçildim, duyulmadım, anlaşılamadım... Şimdi oturup tek başıma yanlızlığıma ağlarım... Ve bilirim; çok da fazlasını istememek gerekir. İşte bu yüzden hayallerimi çöpe atan hiçbir insana kızamam. Mutluluk hakettiğim değilse; hakettiğimi yaşarım ben de... Canınız sağ; içiniz rahat olsun.