29 Haziran 2016 Çarşamba

Seni çok özledim ve bunu bil istedim.


Çok özledim ve bil istedim. Bilmeni istediklerim bu kadarla sınırlı değildi ancak elimden sadece bunu söylemek geldi…Sen  ötesine müsaade etmeyecek kadar gaddar bir aşıktın çünkü… Gözlerimin içine bakıp, beni sevdiğini söylerken bile gaddardın sen… Tabuların vardı ve onlar asla yıkılmazlardı; saçma sapan tabular… Sen her zaman en doğruydun asla yanlışın olmazdı… En iyisini bilirdin.

Ve bana bakarken hep kaşlarını çatardın. Ben bir kez bile gülümsediğini göremedim senin. Çünkü sen gaddar bir adamdın. Beni sevdiğini söylerken bile, canımı acıtırdın. Bir insan bir insanı nasıl böyle acıtabilir… Sen acıtırdın!

"Seni çok özledim ve bunu bil istedim."

Bilmeni istediklerim bu kadarla sınırlı değil… Duy istedim… Seni sevdiğimi anla istedim. Bana beni sevdiğini söylerken, kaşlarını çatma istedim. Bana beni özlediğini söylerken, bağırma istedim. Sen her şeyin tersiydin. Senin sevgi anlayışın yoktu ve sen gaddardın ama yine de, Seni çok özledim ve bunu bil istedim.

*

Tercih ettiklerinle mutlu musun? Yaşadıklarınla, yaşattıklarınla… Hala kaşlarını çatıyor musun mesela? "Hayatım" dediğin insana da yapıyor musun aynısını, he söylesene… Pişmanlıkların acıtıyor mu canını? O gaddar yüreğine rağmen, hala daha seni özleyen birinin olması acaba içinde bir yerler de pişmanlıklarını arttırıyor mu? Arttırmasın, özletmesin, daha da pişman etmesin.

Ben seni çok özledim ve bunu bil istedim ama bana bir daha gelmeni asla beklemedim. Beklemeyeceğim! Çünkü sen benim için, her zaman gaddarsın. Çünkü sen benim, aşık olduğum adamsın ve sen benim, bir daha asla yanında durup da huzuru hissedeceğim insan olamazsın.

Özledim seni, özleyeceğim ve bunu hiçbir şey değiştiremeyecek ama hiçbir şey eskiyi geri getirmeyecek.

Sen kötü bir çocuksun. Bil bunu.

Ve bir şeyi daha bil. Seni çok özledim ama özlem hiçbir anıyı geri getirmemiştir, getirmez…

Sen de gelme!
Gittiğin yerde kal…
Olduğun yerde kal…

Bil istedim… Seni çok özledim.
Ama sadece bil istedim.
İstediğim onca şey arasında bir tek bunu dile getirebildim.

Rafa kaldır artık, sayfaları tozlanmış kitaplarını…
Ve bir kitap misali okuduğun hayatımı, sil bir kalemde.
Hemen şimdi!

Çünkü senin “aşkın” gittiğin gün seni öldürdü.
Ve ölüler ancak özlenir.
Bir daha asla geri dönmezler.
Özlenirler…
Hatırlanırlar…
Arkalarından ağlanırlar…

Ama hiçbir şey onları geri getirmez, getiremez…

Bil istedim…

Bil istedim aşkım, seni çok özledim. Ve sen öleli her gün ben senden bir nefes daha uzakta, senin anılarınla yaşamasını öğrendim.

Ama senin geri dönme ihtimalini hiçbir zaman istemedim.
Ben olduğun, olmak istediğin yerde mutlu kalabilmen için bunu hayal dahi edemedim.

Sadece bil istedim aşkım, seni çok özledim, çok özlüyorum...


Arşivimden Çıkanlar / 2013