30 Aralık 2016 Cuma

Şikayet Etme; Çözüm Üret!

Selamlar Sevgili Okuyucu...

Bugünlerde insanların garip telaşeleri üzerine düşünmekten kendimi alamıyorum. Daha doğrusu garip memnuniyetsizliklerinden... Her şeyi olduğu gibi kabullenip, sorunlarla yaşamak da doğru değil elbet. Ancak değişimin başlayabileceği ilk yer insanın kendi kafasının içindedir.

Bahsettiğim durumla en çok iş hayatında karşılaşıyorum. İnsanların olur olmaz her şeye söylenmelerine, şikayet etmelerine, sorunun içinde boğuşup çırpınmalarına anlam veremiyorum. Tamam öyleyse başa saralım...

Düşün mesela sevgili okuyucu; işsizsin, iş arıyorsun. Bir sürü iş başvurusu yaptın, bir sürü görüşme yaptın, bu süreç içerisinde bazı iş teklifleri de aldın tabi... Sıkıntılı ve zor bir süreç olan bu dönemde sağlıklı düşünüp doğru kararı vermeye de çalıştın; bu takdir edilesi bir durum. Oturup iyice düşündün, beklentilerin ne idi, sana sunulanlar ne idi? Eh belki biraz sıkıcı oldu ama en sonunda kendine en uygun olacağını düşündüğün firmadan gelen teklifi kabul ettin ve işe başladın...

Buraya kadar herhangi bir problem yok. Problem başta size söylenenleri kabul edip başladığınız işten bir süre sonra şikayet etmenizdir; olur olmadık hem de... İşte ben bunu kabullenemiyorum işte.

Geçen yıl bir güvenlik firmasının satış bölümünde asistanlık yapıyordum; şirket aslında Ankara merkezliydi ancak işleri büyütüp İstanbul'a da gelmek istemişlerdi. Ben işe girdiğimde firma burada daha yeniydi. Bunu bilerek işe başlamam bir riskti. Aynı zamanda bazı şartları ilginçti. Ancak beni oraya çeken bir yöneticim olmuştu. Hala daha o şirkette çalışmış olmama pişman değilimdir. Zira o kısacık süre içerisinde takım liderimden çok şey öğrendim. Her neyse. Şirket yeni olduğu için sürekli iş görüşmeleri yapılıyor ve eleman alımları gerçekleştiriliyordu. Dolayısıyla insan kaynakları ile alakalı birkaç şeyi de görmüş, bilgi sahibi olmuştum. Dikkatimi çeken konu, görüşmeye gelen insanlara verilen bilgi doğrultusunda işi kabul etmeleri ancak bir hafta sonrasında aynı şartlara şikayet etmeleri olmuştu. E peki demezler mi adama; "Madem şikayet edecektin, neden kabul ettin?" Bu çok çelişkili bir tutumdur.

Aynı şekilde üniversiteyi ilk bitirdiğim yıllarda Anadolu Yakasında oturan biri olarak Avrupa Yakasında çalışmayı tercih etmiştim. Mesleğimi yapmak istiyorsam bazı zorluklara katlanmam ve bazı şeyleri göze almam gerekiyordu. Bu sebeple iş görüşmesine ilk gittiğimde "Bu uzaklığa her gün nasıl gidip geleceksin?" diye sorulmuş ve ben sadece gülümsemiştim. Yaklaşık bir yıl boyunca vapur, otobüs, finikülerli bir hayatım oldu; evden işe gidip gelmem toplamda iki saatimi alıyordu ancak bundan hiç şikayetçi değildim. Çünkü işe başladığımda bunun olacağını zaten biliyordum ve şu bir gerçek ki şirket küçülmeye gitmemiş olsaydı hala daha orada çalışıyor olurdum...


Şu kısacık çalışma hayatım boyunca hep işinden şikayet eden insanlar gördüm ben. Nedense kimse şartlarından, işinden vs. vs. den memnun değil. Hep bir söylenmeler, hep bir işini aksatmalar, hep bir depresyon, hep bir depresyon... Benim bu insanlara "Kardeşim ya çalışma, çalışıyorsan da şikayet etme!" diyesim geliyor. Kimisi bu durumda "Ne yapalım mecbur çalışıyoruz." diyor. Eğer başka şansın yoksa, yani çalışmak zorundaysan o zaman gününün yarısını geçirdiğin bir yerden şikayet ederek kendini daha da fazla soğutmaktansa, gününün yarısını zehir etmektense çözüm üret. Şikayet edince işler düzelmeyecek, şikayet edince sihirli bir değnek ortaya çıkmayacak...

İnsan bu hayattaki en nankör canlı; gerçekten. İnsan bu dünyadaki en tembel canlı. İstiyoruz ki armut pişsin ağzımıza düşsün. İstiyoruz ki birileri bizim için bir şeyleri yapsın ama biz hep söylenelim. Ne kadar mükemmel değil mi? Biraz sağduyu gerek okuyucu. Biraz sağduyu.

Bugün ve dün birilerinin şikayetlerini dinlemek zorunda kaldığımda, saygısızlığa tahammülüm olmadığını fark ettim. Dün, bugün ve de yarın... Daima şikayet etmek yerine, çözüm üretmeye gidenlerdenim... Hep öyleydim, hep de öyle kalacağım... Şikayet edip, kendi kendini gaza getiren asalaklardan asla olmadım, olmayacağım...

Tavsiye ederim, siz de deneyin, çok zor değil...