23 Haziran 2018 Cumartesi

#yazmakyaşanmamışhayattanintikamalmaktır

Ah benim yüreğimin sızısı, kalbimin en sancılı ağrısı...
Ah benim sonu gelmez yalnızlığım, bitmeyen sevdam, sönmeyen ateşim...
Bir zamanlar başını göğsüme yasladığında, gözlerini kapatıp da duyduğun her bir kalp atışımda hissettiğin aşkımla... Çoğu zaman bana hüzünle bakan gözlerinle... 
Çok savaştım... Çok yenildim, çok yaralandım...

Ama ne var biliyor musun? Uzun uzun yüzüme baktığında, gözlerime değen gözlerinden satır satır okudum senin o keşkelerini... Yıpranmışlıklarını, yaralarını, kaybettiğin dünlerini ve kazanamayacağın geleceğini... Hepsi için omzuna yüklediğin yükleri, kendine kızışlarını, cezalarını, suçlarını ve sonra yarım kalmışlıklarını... Sonra her biri için kalbimi bin parçaya bölüp, her bir parçasıyla ayrı ayrı sarıldım o yaralarına... Bir insan kaç parçaya bölünebilirse o kadar bölündüm, o kadar azaldım, o kadar çoğaldım. Seni saran yanlarımın, beni öldürdüğünü bile bile yaptım bunu... Senden önemli tutmadım hiçbir yanımı, senden daha değerli görmedim bu kahrolasıca canımı...

Bilmiyorum; belki bugüne kadar kimsenin dokunamadığı bir yanına dokunabilmişimdir ya da belki de öyle zannetmişimdir. Belki bu kadar sevmeseydim, bu kadar sessizleşemezdim. Bilmiyorum. Kimseye ama hiç kimseye değil! Sadece sana mutluluk getirsin diye bu hayat, yüreğimi harcamaktan korkmuyorum.

Çoğu zaman sonu trajediyle biten bir filmi izler gibi izliyorum hayatımı, bizim olduğunu zannettiğim o hayatımızı... Dışarıdan bakınca kimsenin anlayamadığı ama iliklerime kadar hissettiğim o acıyı... Hangi yöne dönsem suratıma kapanan kapıları, çıkmaz sokakları... Ezberledim. Bu yüzden belki de şimdi; kafamı kaldırıp da bakamıyorum etrafıma... 

Göğe bakmak umut etmektir; toprağa bakıp kendimi çekiyorum yerin altına... 

Hiçbir gecem aydınlığa varmıyor gönül sızım.
Ses tonum düzelmiyor.
Gülmek gelmiyor içimden ve gözyaşlarım bitmiyor.
Hangi sebebe yansam, hangisine üzülsem bilmiyorum.
Bilmiyorum. Bilmiyorummmm!!! 

Ama yine de binlerce kez şükrediyorum...
“Yine de, her şeye rağmen şükürler olsun ki şu kısacık hayatımda birini bu kadar saf ve temiz bir şekilde, bu kadar gerçek ve böylesine güzel sevebildim, kendi gözümden bile sakınır derecede bu kadar güzel bir aşkı yaşayabildim.”

Zaten elinde sonunda her hikaye mutlu sonla bitmez bilirim...
Bu yüzden yine de binlerce kez teşekkür ederim.
Sen bana bu hayatta gerçekten bir kalbim olduğunu hissettirdin.

İnsan her konuda yanılabilir caniçim; her konuda!...
Ancak kalbinde gerçekten hissettiğin yanıltmaz seni.
Yanılmadığımı biliyorum!!!
Biliyorum da...
Yaşatmaya gücüm yetmiyor, yetmeyecek...
İşte bu yüzden bu aşkın sonu ancak ve ancak bir kitabın son sayfasında mutlu sonla bitecek... 
Bizim için sonsuz bir yol açtım kendime. Bilmediğin çok şeyi sakladım o yollara... Seninle beni bir araya getiren kaderin de bir bildiği vardı sonuçta... Asla pişman olmadım sana yandığıma, kandığıma, kanadığıma... Asla da olmayacağım... Seni sevdiğim, böylesine güzel görebildiğim için... Asla pişman olmayacağım...

Şimdi biraz hak ver bana... Bunca güzel şeyden sonra, bir şekilde ayrılan yollarımızda tek başıma çok da sağlıklı kalamıyor düşüncelerim sonuçta...

Tek bir şeyi biliyorum.
Benim sevgim sonsuz.
Bizim hikayemiz mutsuz...

Bu sonu haketmediğimizi bildiğimden; şimdi en baştan yazıyorum bu hikayeyi ben. Sensiz.

Umarım bir gün sen de o hikayeye rastlarsın, rastlayacaksın...
O zaman geldiğinde gerçekten beni anlayacaksın...

&

Bugüne kadar tek derdim iyi olmandı. Şimdi yine de öyle. Nerede, nasıl, ne yapıyor olursan ol... 
Mutlu ol,
Sağlıklı ol,
Huzurlu ol,
Güvende ol...

Benden olabildiğince uzak ol. 
Ama iyi ol...

-kubraslisen"